Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- ABD Dışişleri Bakanı John Kerry Pazar günü yapmış olduğu açıklamada Suud Kralı Abdullah’ın, ABD’nin ‘İsrail’-Filistin sürecini çözme noktasında kendisine “teşvik edici bir şekilde destek” vermeyi önerdiğini ifade etti.
Kerry, 2002 senesinde ‘İsrail’ ve Filistin arasında sözde barışın sağlanmasına yönelik planlar yapan Kral Abdullah ile yaklaşık olarak iki saat 40 dakika boyunca görüştü ve sonrasında konuyla alakalı yorumlarını dile getirdi.
Kerry, görüşme sırasında ‘İsrail’ ve Filistinli liderlerle üç gün süren görüşmelerinde gelinen nokta hakkında Kral'a açıklamalarda bulundu. Amerikan dışişleri bakanı sabah saatlerinde de Ürdün Kralı ile görüşmüş sürece ilişkin önemli bir toplantı gerçekleştirmişti.
Kerry; Kral Abdullah’ı, Riyad’ın dışındaki çöl sarayında kış yağmuru altında gördüğünde gazetecilere “Krala, barış süreciyle ilgili olarak harcanan mesaiye karşılık teşvik edici desteklerinden ötürü… teşekkür etmek istiyorum” dedi.
Açıklamasının devamında Kerry, “Bugün, kralınız sadece bizi cesaretlendirmekle kalmadı, üstelik önümüzdeki günlerde süreçle ilgili olarak başarılı olabilmek adına sarfettiğimiz çabaları desteklediğini ifade etti” dedi. Ayrıca Suud kralının, söz konusu barış sürecinin tüm Orta Doğu’ya “büyük bir avantaj” sağlayacağına inandığını dile getirdi.
Geçtiğimiz yıldan bugüne bölgedeki 10. ziyaretini gerçekleştiren Kerry, ABD’li yetkililerin “çatı” adını verdikleri sözde barış süreciyle ilgili rehberlik hizmetini tesis etmek için can hıraş çalışmaya devam ediyor. Amerikalı yetkilinin Filistin'i karanlığa sürükleyecek ve Siyonistlerin güvenliğini teminat altına alacak bu çalışmalarına Arap liderlerin destek veriyor olması ise Filistinlileri endişelendiriyor.
ABD’nin arabuluculuğundaki ‘İsrail’-Filistin görüşmeleri üç yıllık duraksamadan sonra Kerry’nin dokuz ay süren çabalarıyla birlikte, her iki tarafında şüpheci tavrına rağmen, Temmuz ayında kaldığı yerden devam etmeye başladı.
Kerry, Katar eski emirinin yönlendirmesiyle, 2002 senesinde Kral Abdullah tarafından ortaya atılan toprak takası anlaşmasını yeniden gündeme getirmiş ve İsrail'den Arap "barış" planını yeniden değerlendirmesini talep etmişti.
Filistin ile Siyonist rejim arasında resmi bir anlaşmanın yapılması demek Siyonist İsrail'in işgalci pozisyonunun resmen ortadan kalkması demek. Bu anlaşma imzalanırsa Filistin halkının ve İslam ümmetinin Siyonistlere karşı "direnme hakkı" diye bir şey uluslararası düzlemde kalmayacak ve Filistinli direnişçiler tüm dünyada resmi olarak terörist ilan edilecek.
Tüm bunlara rağmen Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Suud el-Faysal, görüşmelerin iyimser bir şekilde yorumlanması gerektiğini belirtti. Ayrıca Kerry ile görüşmeleri esnasında yağan yağmurun da "bereket" olarak algılanması gerektiğini belirten el-Faysal, görüşmeleri tek kelimeyle “mükemmel” olarak yorumladı.
Suud el-Faysal, havalimanındaki kabul odasında Kerry’nin yanında otururken habercilere yapmış olduğu açıklamada “Gerçekleştirdiğimiz bu görüşmeden daha verimli ve saygılı bir görüşme hakikaten icra edilmemiştir” dedi.
Açıklamasının devamında el-Faysal, son zamanda basına yansıyan ABD-Suud ilişkilerinin ABD’nin İran, Suriye ve Mısır politikaları hasebiyle gerginleştiği noktasındaki haberlere atıfta bulunarak “Bu görüşme, son zamanda birçok basın organında yer alan kötü ilişkiler hakkındaki haberlerle çelişmektedir” dedi.
Suudi Dışişleri Bakanı, "Kerry’nin Suudi Arabistan ‘İsrail’-Filistin barış sürecini destekleyecek" şeklindeki yorumlarını Filistin halkının taleplerini gündem eden anlaşma “Suudi Arabistan tarafından tamamıyla desteklenecektir” şeklinde tevil yoluna gitti.
Yapbozun Parçaları
ABD'nin öngördüğü ve Siyonist rejimin güvenliğini teminat altına alacak olan ihanet antlaşmasının gerçekleşebilmesi için Arap ülkelerinin bu sürece destek vermesi bekleniyor ve Arap liderlerin desteğinin hayati öneme sahip olduğu belirtiliyor.
Filistin Yönetimi ‘İsrail’in yerleşim yeri inşaatlarını sürecin başlıca engeli olarak görüyor. Öte yandan birçok İsrailli, Filistin Yönetimi Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın güvenilirliliği noktasında da şüphe duyuyor çünkü Mahmud Abbas Filistinlilerin çoğu tarafından kendilerini temsil edebilecek liyakate sahip biri olarak görülmüyor. Özellikle Gazze'nin Hamas tarafından yönetiliyor olması ve Hamas'ın sözde barış sürecine sonuna kadar karşı çıkıyor olması Siyonistleri, Amerikalıları ve Arap liderleri endişelendiren bir diğer nokta.
Kerry, üç gün boyunca ‘İsrail’ Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Abbas’la ayrı ayrı gerçekleştirdiği görüşmelerden sonra yapmış olduğu açıklamada “Şu an itibariyle çok iyi bir noktadayız- ancak şunu söylemeliyim ki görüşmeler çok yoğun ve ciddi bir atmosferde seyrediyor-” dedi.
Kerry, sözde barış müzakereleri sürecinde yaşanan anlaşmazlıkların -sınırlar, güvenlik, Filistinli mültecilerin durumu ve Kudus’ün statüsü– meseleleri üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
Açıklamasının devamında Kerry, “Yürüdüğümüz yol her geçen gün daha da netleşiyor. Yapbozun parçaları tamamlanıyor. Herkes karar kıldığı zor tercihlerinin sonucunun ne olduğunu daha net bir şekilde görüyor” dedi. Ayrıca “Ancak tam olarak ne zaman son parçanın yapbozda tamamlanacağını ya da yere düşerek yapbozun tamamlanmadan bırakılacağını söyleyemem” diyerek de süreç hakkındaki belirsizliği dile getirdi.
isra haber